3. Arapça Yarışmaları Etkinlik Metinleri

ŞİİRLER

Arapça Şiir Okuma Yarışması hakkında detaylı bilgi için tıklayınız!

1“Leyse’l-garîbu garibe’ş-Şâmi ve’l-Yemeni…” : Ali b. el-Hüseyin.
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Peygamber Efendimiz’in torunlarından Hz. Hüseyin’in oğlu Ali b. el-Hüseyin -rahmetullâhi aleyh- Milâdî 654 yılında Medine‘de doğmuş ve 713 yılında da vefat etmiştir. İslâm tarihi kaynaklarında daha çok “Zeynelabidin” olarak tanınır ve “çokça secde eden” anlamında “es-Seccâd” lakabıyla da bilinmektedir. Künyesi Ebû Muhammed’dir. “Gurbet, Şam’da veya Yemen’de garip kalmak değildir; esas gurbet kabirde ve kefenle garip kalmaktır” mısralarıyla başlayan bu şiirde bir insanın fânî âlemden bâkî âleme irtihâli ve kabirdeki hâli tasvir edilmektedir. Orijinali 45 beyitten oluşan, aruzun basît bahrindeki şiirin 34 beyitlik kısmı yarışma için seçilmiştir.

2“Es-seyfu Esdaqu enbâen mine’l-kutubi” : Ebû Temmâm.
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Asıl adı Habib b. Evs b. el-Hâris et-Tâî’dir. Milâdî 804 tarihinde, Havran (Suriye) bölgesinde doğmuş, uzun yıllar Bağdat’ta yaşadıktan sonra 845 tarihinde burada vefat etmiştir. Ebû Temmâm, Abbasîler devrinde yaşamış Arap edebiyatının üç büyük şairinden ilkidir. (Diğer ikisi Buhturî ve Mütenebbî’dir). Ebû Temmâm âlim bir şairdir. Kasîdelerini ilminin gücü ve nazım tekniğindeki ustalığıyla yazmıştır. Ebû Temmâm edebiyatımızda Nâbî’ye benzetilir. Aynı zamanda saray şairi olan Ebu Temmâm’ın, Abbasî Halifelerinden Mu’tasım Billâh ile birlikte katıldığı Ammuriye Fethi’ni anlattığı; “Kılıç, haber verme konusunda yazıdan daha sadıktır, doğrudur…” mısralarıyla başlayan basît bahrindeki bu şiir en meşhur şiiridir. Orijinali 71 beyitten oluşan şiirin 34 beyitlik kısmı yarışma için seçilmiştir. (Ammûriye: Amorion, Afyon yakınlarında zamanının en büyük Bizans şehirlerinden biri)

3“El-khaylu ve’l-leylu ve’l-beydâu ta’rifunî” : el-Mütenebbî
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Ebu’t-Tayyib el-Mütenebbî, 915 yılında Kûfe’de doğmuş, 955 yılında (bazı kaynaklarda 965 geçmektedir) İran’dan Bağdat’a giderken uğradığı bir saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Yemen asıllı bir kabileye mensuptur. Asıl adı; Ebu’t-Tayyib Ahmed b. el-Hüseyin b. el-Hasen b. Abdussamed el-Cûfî el-Kindî’dir. Arap şairlerinin en büyükleri arasında sayılan Mütenebbî, rivayete göre ilk şiirlerini daha 9 yaşlarında bir çocukken kaleme almıştır. Arap edebiyatçıları arasında Arapçaya olan tam vukufiyetiyle tanınmaktadır. Mütenebbî yaşadığı devirde çok eleştirildiği halde asırlar boyunca sevi¬lip okunmuş ve örnek alınmıştır. Şiirlerinde iç dünyasını, duygu ve düşünce¬lerini dile getirmiştir. Çok maceralı bir hayat geçiren Mütenebbî, bütün Arabistan yarımadasını dolaşmış ve birçok emîrin yanında kalmıştır. En güzel kasidelerini Halep Emîri Seyfü’d-Devle’nin sarayında kaldığı sırada yazmıştır. Mütenebbî, şiirlerinde daha çok medih, hikmet, mesel, edep, mersiye, hiciv, gazel ve tasvir temalarına yer vermiştir. “Sıcacık kalbim… beridir katı kalplerden / Bedenim ve hâlim kendi nazarınca hasta olandan” diye başlayan bu şiiri Seyfu’d-Devle’ye methiyeler de içermekte olup, bir kahramanlık şiiridir. Şiirde geçen; “At, gece ve çöl tanır beni / Kılıç, mızrak, kâğıt ve kalem tanır beni” mısraları şiirin en meşhur mısralarıdır. Orijinali 38 beyitten oluşan şiirin 34 beyitlik kısmı yarışma için seçilmiştir. Şiir aruz vezninin basît bahrindendir.

4“Bike Estecîru” : İbrahim Budeyvî.
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Mısırlı şair ve âlim, İbrahim Ali Ahmed Budeyvî, 1903 yılında dünyaya gelmiş, 1983 yılında da vefat etmiştir. Önce İskenderiye Enstitüsünde, sonra da Ezher Arap Dili Edebiyatı bölümlerinde okumuştur. Yaşadığı dönemde bazı sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik ve danışmanlık gibi resmî görevlerde bulunmuştur. Şiire üniversite öğrenciyken başlayan şair, “Sana sığınıyorum, yoktur senden gayri sığınacak. / Koru zayıf (kullarını), yoktur senden gayrı koruyacak” mısralarıyla başlayan bu şiirini münacat tarzında kaleme almış ve şiir son dönem Arap edebiyatının “münacat” tarzı şiirine örnek teşkil etmektedir. Orijinali 79 beyitten oluşan aruz vezninin kâmil bahrinde yazılmış şiirin, 34 beyitlik kısmı yarışma için seçilmiştir.

5“Azze’l-Vürûdu”: Nizar Kabbanî.
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Nizar Kabbanî; 21 Mart 1923 tarihinde Suriye’de dünyaya gelmiş, 1998’in Mayıs ayında İngiltere’de vefat etmiştir ve Suriye’de defnedilmiştir. İlk şiir kitabı “Esmerim Anlattı Bana” (1942) henüz on dokuz yaşındayken yayımlanan Kabbanî’nin, bu kitapla kazandığı şöhreti her geçen yıl artmıştır. Ülkesini birçok Avrupa ve Asya başkentinde diplomat olarak temsil eden Kabbanî, Suriye yönetimiyle arasındaki uyuşmazlık nedeniyle görevinden istifa etmiştir. Nizar Kabbanî, bazı kaynaklara göre (Adonis’le birlikte) son devrin en büyük Arap şairi olarak görülür. Aynı zamanda bir aşk şairi olarak tanınan Kabbanî, 1967 Arap-İsrail savaşından sonra Arap şiirinde çağ açıcı bir rol oynamıştır. "Gerileme Kitabına Dipnotlar" şiiri Beyrut’ta el-Adab dergisinin Ağustos 1967 sayısında yayımlanır yayımlanmaz bütün Arap dünyasında yasaklanmasına rağmen, gizlice elden ele dolaşmaya başlamıştır. Bu şiirin yayımlanışı aynı zamanda “el-Edeb el-Huzeyrânî” (Haziran Edebiyatı) akımını doğurmuştur. Kabbanî, gerek 1950’lerdeki şiirde sadeleşme hareketinde, gerekse 1967’deki Altı Gün Savaşı’nın ardından patlayarak çığ gibi büyüyen politik şiirde Arap şiirinin yol göstericisi olmuştur. Birçoğu Türkçeye de çevirilen “İşgal Altında”, “Gazaba Uğramış Şiirler”, “Ben Beyrut (Deneme)”, “Aşkın Kitabı”, “Gözlerinin Mavi Limanında”, “Yasak Şiirler”, “Seninle Evlendim Ey Özgürlük”… şairin yayınlanmış kitaplarından bazılarıdır. Kabbanî, Peygamber Efendimiz (s.av)’e övgü olarak kaleme aldığı bu şiirinde ve “Katlandı hasretim… ve arttı susamışlığım / uyumakta insanlar… Bense bir başınayım…” mısralarıyla başlayan bu şiirinde, ümmetin Hz. Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e olan hasret ve iştiyakını dile getirmektedir. Orijinali 34 beyitten oluşan, kâmil bahrinde yazılmış şiirin, tamamı yarışma için seçilmiştir.

 

HİTABET METİNLERİ

Arapça Hitabet Yarışması hakkında detaylı bilgi için tıklayınız!

1Hz. Ebu Bekir’in, Hz. Ömer’e vasiyeti.
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Hz. Ebu Bekir (572 - 634), Hz. Peygamber’in en yakın arkadaşı ve kendisinde sonraki ilk halife. Hicrette Hz. Peygamberin yol arkadaşı. Miladi 632 yılında Hz. Peygamberin vefatından sonra Müslümanların oybirliği ile halife seçildikten sonra 2 yıl 3 ay gibi kısa bir süre vefat etmiştir. Hastalanıp vefat edeceğini sezince, kendisinden sonra Müminlerin halifesi olması için önerdiği Hz. Ömer’e nasihatler içeren tavsiyelerde bulunmuştur. Seçmiş olduğumuz hitabet metni; gece ve gündüz amellerinin ehemmiyetinden, muhacir ve ve ensar’a karşı nasıl davranması gerektiğine kadar, birçok tavsiyeyi içermektedir.

2Ali Bin Ebi Talib’in Mü’minlere vaazı:
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Hz. Ali b. Ebi Talip (599-661) yılları arasında yaşamış, Hz. Peygamber’in en amcası Ebu Talip’in oğlu ve damadıdır. Aynı zamanda Hulefa-i Raşidin’in sonuncusu olan Hz. Ali b. Ebi Talip;  ve Hz. Osman (r.a)’ın şehit edilmesinin akabinde, Peygamber efendimiz (s.a.v)’in vefatından yirmi beş yıl sonra (656-661) yılları arasında 5 yıl süreyle İslam ümmetinin halifesi olmuştur. Hz. Peygamber’in; “Ali, ilmin kapısıdır” gibi birçok övgüsüne mazhar olan Hz. Ali (r.a)’ın seçmiş olduğumuz hutbesine benzer birçok hitabı bulunmaktadır. Söz konusu hutbenin giriş bölümünde, İslam’ın temel rükünlerine bağlılık tavsiye edilmekte ve ilerleyen kısımlarında ise, Hz. Peygamberin sünnetine tabi olmanın gerekliliği, doğru sözlü olmanın önemi ve dünya hayatının faniliği ve fani olan hayata tamah etmeme gibi konularda nasihatler yer almaktadır.

3Ömer bin Abdulaziz’in, hayatının son hutbesi olarak da bilinen hutbesi:
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Ömer b. Abdulaziz (r.a) 679-720 yılları arasında yaşamış, Emevi devletinin sekizinci halifesidir. Aynı zamanda Tabiin’in ileri gelenlerinden olan Ömer b. Abdulaziz, Hz. Ömer’in oğullarından birinin torunudur. Asaleti, insafı, güzel ahlakı ve adaleti ile ün salan Ömer b. Abdülaziz, bu sıfatları nedeniyle İslam tarihinde beşinci Raşid Halife olarakta anılmaktadır. Hayatında istişareye önem vermesiyle de bilinen Halife, 717-720 yılları arasında 3 yıl gibi kısa sayılabilecek bir süre hilafette kalmış olmasına rağmen; tevazuu ve ilmi vukufiyeti nedeniyle, birinci asrın müceddidi olarakda bilinir. Ömer b. Abdulaziz (r.a)’ın, Halifelik vazifesiyle kendi iradesi dışında görevlendirilmiş olmasının, omuzlarına yüklemiş olduğu büyük sorumluluğu hatırlatarak başladığı bu hutbesinde özellikle “Ey insanlar, sizler boşuna yaratılmadınız…” diye başlayan son kısmı, İslami edebiyat geleneği içinde önemli bir yere sahip olup, asırlarca nakledilegelmiştir. “Allah’a isyan hususunda kula itaat edilmez. Eğer ki ben bile olsam, Allah’a itaat ettiğim sürece bana itaat ediniz…” ifadesi de yine asırlardır tekrar edilmekte olan hikmetli sözlerdendir.

4Hasan-ı Basri’nin “Ey âdemoğlu” diye başlayan hutbesi:
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Hasan-Basri (r.a), Hz. Ömer’in hilafetinin son iki yılında (Hicri 21-Miladi 64) Medine’de dünyaya gelmiş, Tabiin’in önde gelenlerindendir. Hayatında 300 (üç yüz) kadar sahabi ile görüştüğü rivayet edilmiştir. Zühd ehli kişiliğiyle tanınmıştır. İnsanları etkileyen vaaz ve nasihatleriyle günümüzde bile çokça anılan örnek bir hayat sürmüştür. İran, Horasan ve Irak gibi ilim merkezlerine seyahatleri olmuş, hicri 110 (miladi 728) tarihinde, uzun yıllardır yaşamakta olduğu Basra’da vefat etmiştir. Hasan-ı Basri’den seçmiş olduğumuz ve insanın dünyada da ahrette de nasibinin yaratılmış olduğu hatırlatmasıyla başlayan bu hutbesinde, Allah’ın insanlara bahşetmiş olduğu nimetler zikredilmekte ve bu nimetlere layık bir hayat sürülmesi nasihatinde bulunulmaktadır.  

5Tarık Bin Ziyad’ın, (Endülüs’ün Fethi sırasında irad ettiği) meşhur Hutbesi:
Arapça Metin Tercüme  Seslendirme
Tarık b. Ziyad, (Ö. Miladi 720), Kuzey Afrika kökenli Arap kabilelerinden birine mensup İslam komutanıdır. Fas fatihi Musa b. Nusayr’in komutasındaki İslam Ordusunda görev almış ve miladi 711 yılında İspanyanın fethi ile görevlendirilmiştir. Daha sonra “Cebel-i Tarık” olarak bilinen boğazı geçerek İspanya kıyılarına ulaşan Tarık b. Ziyad, İslam tarihinde “gemileri yakan komutan” olarak bilinmektedir. Tarık b. Ziyad’ın bu esnada irad ettiği meşhur hutbe şöyle başlamaktadır:   “Ey insanlar! Nerede çıkış? Arkanızda deniz, önünüzde düşman… Allah’a yemin olsun ki, sizin için, sadakat ve sabırla (çarpışmak dışında) başka bir çıkış yolu yoktur… Bilesiniz ki, sizler bu ada da, olağanüstü silah gücü ve imkânlara sahip düşmanınız karşısında kurtlar sofrasındaki yetimler gibisiniz… Eğer, ümitsizliğe kapılır ve ye’se düşerseniz gücünüz kırılır ve bozguna uğrarsınız… Hakkınızda yazılmış bu kara talihi değiştirmek elinizde…”